Malatya'da Aktif Sigortalı Sayısı 227 Bine Ulaştı; 24 Yıllık 105'lık Artış

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Malatya'daki sosyal güvenlik istatistiklerini açıklarken, 2002 yılında 110,644 olan aktif sigortalı sayısının 2026 yılı mart ayı itibarıyla 227,31'e çıktığını belirtti. Bu, 24 yıllık bir süreçte %105'lık bir artışa işaret ediyor. Bakan Işıkhan, deprem sonrası Malatya'da sağlanan istihdam desteklerinin de bu artışa katkı sağladığını vurguladı. Malatya'daki istihdam oranının %46,8, iş gücüne katılım oranının ise %52 seviyesinde olduğu bakanlık verilerine göre, istihdamın %53,5'i hizmetler, %34,2'si sanayi ve %12,3'ü tarım sektöründe yoğunlaştığı görülüyor. İŞKUR aracılığıyla 2002'den bu yana 188,000 kişinin işe yerleştirilmesinin yanı sıra, mesleki eğitim kurslarına 36,623 ve işbaşı eğitim programlarına 47,405 kişinin katılım sağladığı aktif iş gücü programlarından yararlandığı ifade edildi. Özel politika gerektiren gruplara yönelik yürütülen iş kulübü hizmetlerinden 4,678 vatandaşımız faydalanmış; Toplum Yararına Programlar kapsamında ise 58,606 kişiye geçici gelir desteği ödenmiş. Bakan Işıkhan, deprem sonrası Malatya'da 14,132 vatandaşıma 126 milyon lirayı aşan kısa çalışma ödeneği desteği sağlandığını, işsizlik ödeneği kapsamında ise 84,380 kişiye yaklaşık 1 milyar 250 milyon lira ödeme yapıldığını açıkladı. Ayrıca, Malatya'daki iş yerlerine yönelik sağlanan teşviklerden 52,994 iş yeri yararlanmış, destek tutarının ise 7,5 milyar lirayı aşmış olduğu belirtildi. Bakan Işıkhan, Malatya'nın tarihsel ticaret yolları kavşağı olması ve üretim potansiyeline sahip olmasının, ekonomik kalkınmada kılavuzluk ettiğini vurgularken, 'Devletimizle milletimizin omuz omuz verdiği bu süreçte, Malatya'nın eski gücüne kavuşacağına ve çok daha güçlü bir geleceğe yürüyeceğine yürekten inanıyorum' ifadesini kullandı.
Sigorta sektörüne ilişkin bu veriler, özellikle deprem gibi doğal afetlerin ardından iş gücü piyasasına sağlanan desteklerin etkisini gözler önüne seriyor. Malatya'daki sigortalı sayısındaki artış, sosyal güvenlik sistemlerinin istikrarını pekiştirme potansiyeline sahip. Ancak, istihdamın hizmet sektörüne ağırlık verması, bankalar ve finansal kurumlar için sigorta primleri ve risk yönetimi stratejileri açısından dengeli bir yapı oluşturur. Özellikle kısa vadeli çalışma ödemeleri ve işsizlik destekleri, maliye baskısını artırabilir. Bu nedenle, sigorta şirketleri için sabit gelir akışlarını korumak adına yeni ürün geliştirmeleri ve dijital dönüşüm yatırımları öncelik kazanabilir.