Çin'deki Mezun Krizi: 12,7 Milyon Genç, İşsizlik ve Eğitim Uyumsuzluğu Çarpıcı

Çin'in 2026 yılında 12,7 milyon üniversite mezunu yetişkinin aynı anda istihdam edilmesi mümkün olmayan bir sorun haline geldi; bu durum, enerji, otomasyon ve beceri uyumsuzluğunun birleşimiyle derinleşiyor. Özellikle giriş seviyesindeki teknoloji rolleri yapay zeka (AI) ve dijital dönüşümle tehdit altına alındı; mezunlar arasında kısa sürede 150'den fazla özgeçmiş gönderilse de iş bulma oranı düşük kaldı. Jasmine gibi birçok mezun, hafta sonu ve sosyal sigorta gibi temel hakları sunan pozisyonların rekabet oranının yüksek olduğunu belirtiyor. Çin'in genç işsizlik oranı %15,6 ile AB ve İngiltere seviyesindedir, ancak mezunların beceri profilleri hâlâ ülkenin 'yüksek katma değerli endüstrilere' (elektrikli araçlar, piller, yarı iletkenler) dönüşümünden uzak. 2021-2025 yılları arasında üniversitelerde 12.200 lisans programı kaldırılırken aynı dönemde 10.200 yeni program hayata geçirildi; bu da eğitim sistemindeki 'kalite ve uygunluk' odaklı geçişin acı açıklamasıdır. Ekonomik büyüme hedefinin %4,5 ile %5 arasında ayarlanması, küresel tarifeler ve hızlı yaşlanma nedeniyle istihdam baskısını artırıyor. Beş yıldır bir ara verilen ülke genelinde mezun istihdamı verileri, toplam istifhaneden (göçmen mezunlar, lisansüstü mezunlar) 15 milyonu aşkın istifhak sahasının varlığını gözler önüne seriyor. Sosyal medyada 'mezunluk = işsizlik' ifadesi yaygınlaşırken, 2025 mezunların %70'inin hâlâ çalışmıyor olduğuna dair anketler yapıyor. Çin hükümeti ise yapay zekayı kullanarak 2026'da 12 milyon kentsel istihdam yaratma kampanyası başlattı; ancak uzmanlar, yapısal düzelmelerin zaman alacağını öne sürüyor. Bu kriz, global tedarik zinciri, hava lojistiği ve üretim sektörlerindeki talep dalgalanmalarına doğrudan etki yaparken, genç nüfusun esnek çalışma alanlarına (özellikle kurye hizmetleri) kayma eğilimi artıyor.
Gökberk Uçar: Bu mezun krizi, Çin'in hızlı dijital dönüşümü ve stratejik sektör odaklı eğitim politikalarının istihdam piyasasıyla kırdığı uyum bozukluğunun bir yansımasıdır. Hava lojistiği ve kargo tedarikindeki talep artışı, bu krizin teknoloji dışı sektörlerde bile etkilerini yürürlüğe koyuyor. Mezunların esnek çalışma alanlarına kayma eğilimi, özellikle perakende ve lojistik hizmetlerde talep yaratarken, uzun vadede 'beceri uyumsuzluğu' sorunu küresel tedarik zincirlerine de doğrudan maliyet artışı getirebilir.