Türkiye'nin Yerli Depozito Sistemi DOA: 30 Milyar TL'lik Ekonomik Katkı ve 37 Bin Ton CO₂ Tasarrufu

Türkiye, tamamen yerli bir depozito iade sistemiyle atık ekonomisine yön veriyor.
Sürdürülebilir Atık Döngüsü: DOA’nın Stratejik Çerçevesi
TÜÇA Başkanı Nurullah Öztürk, DOA (Deposit Return) logosu taşıyan plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajlarının iadesi karşılığında her bir ürün için 1 TL teşvik ödemesi yapılacağını duyurdu. Sistem, ambalaj takibi ve geri dönüşüm süreçlerini %100 yerli teknolojiyle birleştirerek, Türkiye’yi dünyada örnek bir model konumuna taşıma hedefi taşıyor.
Ekonomik Katkı ve İş Modeli
Uygulamanın ilk yıllarında 30 milyar TL’lik yıllık ekonomik katkı sağlayarak, milyarlarca ambalajın ekonomiye kazandırılması planlanıyor. Bu çerçevede, sistemin tam kapasiteye ulaşmasıyla birlikte aşağıdaki kilit performans göstergeleri öngörülüyor:
İhracat Potansiyeli ve Rekabet Avantajı
Öztürk, sistemin ve ona bağlı makinelerin uluslararası pazarlara sunulmasını hedeflediklerini belirterek, “Dünya’nın en büyük depozito sistemini kuruyoruz; ilerleyen aşamalarda bu ekosistemi ihraç edeceğiz” şeklinde konuştu. Bu strateji, Türkiye’nin çevre teknolojileri ihracatında yeni bir gelir kalemi oluşturabilir.
Uygulama ve Yaptırımlar
Depozito sistemine entegre olmayan firmalar, atıklarını çöpe atmaları halinde yaptırımla karşı karşıya kalacak. Bu zorunluluk, şirketleri sürdürülebilir atık yönetimine zorlayarak, sektördeki dönüşüm hızını artıracak.
DOA sistemi, yalnızca çevresel fayda sağlamakla kalmayıp, kamu maliyesi açısından da uzun vadeli tasarruf ve yeni gelir akışı yaratıyor. Teşvik ödemeleri kısa vadede bütçe yükü oluşturabilir; ancak geri dönüşümden elde edilecek hammadde tasarrufu ve ihracat potansiyeli, 2028‑2030 arasında kümülatif 10‑15 milyar TL lik net pozitif etkiyi haklı çıkarabilir. Bu nedenle, maliye politikaları çerçevesinde sistemin finansmanını uzun vadeli bir vergi kredisi ya da çevre fonu üzerinden yapılandırmak, sürdürülebilir büyüme için kritik.