Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektörü 2024'te 17 Milyar Dolar İhracat Hedefiyle Küresel Rekabette Yeni Döneme Giriyor
Türkiye'nin hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, 2024 yılı ihracat hedefini 17 milyar dolar seviyesine çekerken, mevcut performans ve stratejik avantajlarıyla küresel rekabette yeni bir döneme işaret ediyor.
Sektörün Güncel Performansı
AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, ülke haziran ayında 24,94 milyar dolar toplam ihracat gerçekleştirirken, hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı 1,376 milyar dolar oldu ve bir önceki yılın aynı ayına göre %15,1 artış kaydetti. Sektör bu dönemde toplam ihracatın %6,3'ünü oluşturdu. Ocak‑Haziran dönemi ihracatı ise 7,98 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti ve %1,6 gerileme kaydetti.
Rekabetçi Üstünlükler ve Değer Zinciri
Sektör, Avrupa’ya coğrafi yakınlığı sayesinde stok maliyetlerini ve raf ömrü risklerini minimize ederken, 18 dolar/kg ortalama ihracat değeriyle ülke ortalaması 1,5 dolar/kg'nin 12 katı bir performans sergiliyor. Yaklaşık 35 bin firma ve 502 bin çalışan ile üretim yapılan Türkiye, küresel ölçekte 6. tedarikçi ülke konumunda bulunuyor.
2025‑2027 Stratejik Hedefler
İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, 2027 yılında 18,5 milyar dolar üzeri ihracat hedeflendiğini belirtiyor. Kilogram başına ihracat değerinde %10’luk bir artış planlanırken, 2025 yılında 12 milyar dolar dış ticaret fazlası elde edilmesi öngörülüyor.
Politika ve Destek Talepleri
Sektör temsilcileri, 6. bölge teşviklerinin süresinin 10 yıl uzatılması, SGK primi düşürülmesi ve desteklerin artırılmasını talep ediyor. Bu adımların, rekabet gücünün korunması ve hızlı toparlanma sağlanması açısından kritik olduğu vurgulanıyor.
Piyasa, Türkiye’nin hazır giyim ihracatındaki güçlü büyüme trendini ve yüksek katma değerli üretimini yakından izliyor. Özellikle Avrupa’ya yakınlık ve esnek üretim kapasitesi, global markaların nearshoring stratejileriyle örtüşüyor. Bu bağlamda, politika desteklerinin zamanında hayata geçirilmesi, sektördeki HFT akışlarını ve döviz kuru beklentilerini olumlu yönde yönlendirecek, aynı zamanda yerli firmaların değer zincirindeki konumunu güçlendirecek.