Borsa
İstanbul Barajlarında Kritik Eşik Aşıldı: %60 Psikolojik Destek Kırıldı
724FinanceCaner Yılmaz

İstanbul'un su stratejik rezervlerinde, sıcak hava dalgalarının yarattığı buharlaşma baskısıyla birlikte kritik bir kırılma yaşandı; İSKİ verilerine göre kenti besleyen barajların doluluk oranı, piyasaların yakından takip ettiği %60 psikolojik destek seviyesinin altına gerileyerek %59,71'e düştü. Bu gelişme, son 10 yıllık periyotda 2023 yılında kaydedilen dip seviyenin ardından ikinci en düşük hacmi işaret ederek, su likiditesindeki daralmanın makroekonomik maliyetlere yansıma ihtimalini güçlendiriyor.
İstanbul'un Su Likiditesinde Daralma: 10 Yıllık Dip Sinyali
Kentsel su arzının temel göstergelerinden biri olan baraj doluluk oranları, tarihsel bir karşılaştırmada giderek daha volatil bir seyir izliyor. 15 Temmuz tarihli veriler ışığında, 2024 yılında %64,34 olan oran, bu yıl %59,92'ye gerilerken, bugün itibarıyla %59,71 ile son on yılın en düşük ikinci performansını sergiledi. Özellikle 2023'te görülen %41,39'luk çöküşün ardından gelen toparlanma hareketinin, mevsimsel şartlar nedeniyle sınırlı kaldığı görülüyor.Arz-Talep Dengesinde Asimetrik Riskler
Tüketim tarafında ise talep eğrisi, arz tarafındaki daralmaya paralel olarak yüksek bir seyir izliyor. Kentin günlük su tüketimi dün itibarıyla 3 milyon 288 bin metreküp olarak ölçülürken, bu miktarın 2 milyon 64 bin metreküpü barajlardan, geri kalan 1 milyon 224 bin metreküpü ise regülatörlerden karşılandı. Bu dağılım, yerel rezervlerin üzerindeki baskının sürdüğünü ve dışa bağımlılığın stratejik bir risk faktörü olarak kaldığını gösteriyor.Piyasalar bu veri setini sadece bir çevre krizi olarak değil, potansiyel bir enflasyonist faktör olarak da okumalı. Su likiditesindeki bu daralma, özellikle gıda fiyatları ve sanayi üretim maliyetleri üzerinde yukarı yönlü bir baskı unsuru oluşturabilir. Teknik analiz perspektifinden baktığımızda, %60 seviyesinin kırılması aşağı yönlü bir momentumun teyidi niteliğinde; eğer yağış verisinde (input) bir toparlanma (rebound) gerçekleşmezse, maliyet tarafında yeni bir fiyat ayarlaması (fiyatlandırma) kaçınılmaz görünüyor.