Ekonomi
Suriye-Almanya Hattında Ekonomik Uyanış: Havacılık Anlaşması Yatırım Kapılarını Açıyor
724FinanceRüzgar Ersoy

Suriye ile Almanya arasındaki diplomatik ve ticari ilişkilerde on yıllar sonra gelen kırılma, sivil havacılık alanında imzalanan tarihi anlaşmayla somut bir ekonomik boyut kazanıyor. Şam’da gerçekleştirilen ilk Suriye-Almanya Ortak Komitesi toplantısında masaya yatırılan ve imzalanan anlaşma, sadece ulaşım ağlarını değil, iki ülke arasındaki ticaret hacmini, sermaye akışlarını ve yeniden imar finansmanını da doğrudan etkileyecek stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Şam-Berlin Hattında Lojistik ve Ticaret Köprüsü
İki ülke arasında imzalanan sivil havacılık anlaşması, operasyonel prosedürlerin ve hava taşıma haklarının yeniden düzenlenmesiyle sektörel bir canlanmayı tetikleyecek. Toplantıya Merkez Bankası ve ekonomi bakanlıkları düzeyinde katılım sağlanması, bu sürecin havacılıkla sınırlı kalmayıp daha geniş bir ekonomik entegrasyon hedeflendiğini ortaya koyuyor.200 Milyon Euro'luk Yeniden İmar Fonu ve Sermaye Hareketi
Alman hükümetinin 2025 yılında insani ve kalkınma projeleri için sağladığı 200 milyon avroyu aşan destek, Suriye’nin ekonomik toparlanması için oluşturulan sermaye havuzunun en büyük kalemlerinden biri olarak öne çıkıyor. Suriye Dışişleri Bakanlığı Uluslararası İşbirliği İdaresi Müdürü Kuteyba Kadiş, bu fonların sadece insani yardım değil, aynı zamanda sanayi ve ticaretin altyapısının güçlendirilmesi için kullanılacağını vurguluyor.Bir Fintech ve bankacılık sektörü uzmanı olarak, bu gelişmeyi sadece bir havacılık anlaşması olarak görmemek gerekiyor. Suriye ile Almanya arasındaki ilişkilerin normalleşmesi, Merkez Bankaları düzeyinde yeni ödeme koridorlarının ve havale kanallarının açılmasını zorunlu kılacak. Özellikle Suriyeli mültecilerin gönüllü geri dönüşleriyle birlikte, Avrupa’dan Suriye’ye yönelen remittance (döviz transferi) akışının bankacılık sistemi üzerinden kanalize edilmesi, Suriye bankacılık sektörünün likidite yönetimi ve Net Faiz Marjı (NFM) üzerinde olumlu bir baskı yaratabilir. Ayrıca, 200 milyon avroluk fonun şeffaf ve dijital ödeme sistemleriyle yönetimi, bölgede finansal teknolojilerin benimsenmesi için bir pilot alan oluşturabilir.