Tarım Sektörü 'Bankalaşıyor': 18 Ay Vadieler Sermayeyi Eritiyor

Türkiye'nin tarım stratejisinin en kırılgan halkası, üreticilerin nakit akışını bozan ve tedarikçileri fiili bankacılık yapmaya zorlayan rekor vadelerde saklı. Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Başkan Yardımcısı Harun Öztürk, sektörün içindeki binlerce firmanın, üretim yapmaktan çok tahsilat bekleyen finans kuruluşlarına dönüştüğünü, bu tablonun sürdürülemez bir sermaye erozyonuna yol açtığını vurguluyor.
Tedarik Zincirindeki 'Gölge Bankacılık' Tuzağı
Sektör temsilcilerine göre, fide, tohum, gübre ve zirai ilaç gibi temel girdilerin satışında uygulanan vadeler, ticari sınırları aşarak finansman krizine dönüşmüş durumda. 8, 10, 12 hatta 18 aya çıkan ödeme süreleri, tedarik zincirinin işleyişini temelden sarsıyor.
Sermaye Erozyonu ve Yatırımın Durması
Öztürk'ün değerlendirmelerine göre, bu finansman modelinin bedeli ağır ödeniyor. "Bunun adı ticaret değildir, tarımın finansmanını özel sektörün üstlenmesidir" diyen Öztürk, mevcut yapının yatırım iştahını kestiğini ve rekabet gücünü zayıflattığını belirtiyor. Sermayesini üretim yerine tahsilat yönetimine ayıran firmalar, küresel pazarda varlık göstermekte zorlanıyor.
Gıda Güvenliği İçin Yapısal Dönüşüm Şart
Tarımın geleceğinin sadece desteklerle değil, finansman modelinin değişmesiyle kurtulabileceği ifade ediliyor. Gıda arz güvenliği ve ihracat geleceği açısından stratejik bir zorunluluk olarak görülen bu dönüşüm için şu adımlar öne çıkıyor:
Rüzgar Ersoy olarak bu durumu, bankacılık sektörünün NIM (Net Faiz Marjı) ve risk yönetimi perspektifiyle ele alıyorum. Tedarikçilerin üstlendiği bu fonlama yükü, aslında bankacılık sisteminin tarım segmentine yeterince nüfuz edemediğinin veya maliyetli kredilerinin bir sonucu. Burada Fintech çözümleri, özellikle tedarik zinciri finansmanı (Supply Chain Finance) ve alacak sigortası entegrasyonu, devreye girmeli. Bankalar bu riski doğrudan üstlenerek, tedarikçilerin likidite sıkışıklığını çözebilir ve SYR (Sermaye Yeterlilik Rasyosu) optimizasyonu sağlayabilir.