İngiltere Hazinesi, Tokenizasyon Stratejisinde Ripple'i Örnek Gösterdi

İngiliz Hazine Bakanlığı, toplu piyasalarda blockchain tabanlı dijital ödemelerin kullanılmasını hedefleyen bir raporunda Ripple'i, kripto dünyasından ziyade geleneksel finans dünyasına entegre eden bir model olarak öne çıkardı. Rapor, İngiltere'nin 12 aylık bir plan içinde tokenizeli repo, sabit getirili ve fonları sanal ortamdan canlı piyasalara taşımayı amaçladığını, bu sürecin maliyet verimliliği ve üretkenlik artışı sayesinde yıllık 33 milyar pound (44 milyar dolar) ek ekonomik kazanç sağlayabileceğini iddia etti. Ripple, aynı zamanda Hidden Road gibi yatırım firmalarının satın alınmasıyla finansal hizmetler konusunda genişleme yürütüyor. Rapor, BlackRock'in Ethereum üzerinde tokenizeli para piyasası fonu BUIDL'in de yer aldığı izinli ve izinli olmayan ağların hibrit bir model oluşturduğunu vurgularken, aynı zamanda izinli olmayan zincirlerdeki işlem geri dönüşü riskine de değindi. İşlem hacimleri ise 1,11 trilyon dolar seviyesine ulaşırken, gerçek varlık (RWA) sürekli sözleşmeleri rekora 311 milyar dolar seviyesine yükseldik. İngiltere, 2027'ye kadar istikrarlı para birimi düzenlemeleriyle ABD ile benzeri bir zaman çizelgesi izlerken, Financial Conduct Authority (FCA) yeni bir düzenleyici çerçevede kripto şirketlerin yetkilendirilmesini hızlandırdığını belirtti. Bu süreçte Santander UK'nin Ripple teknolojisiyle yurt dışı ödemelerde iş birliği yaptığı da raporda yer aldı.
Deniz Arel Analizi: Bu rapor, küresel regülasyon çerçevelerinin kripto varlıkların kurumsal alımlarını doğrudan etkileyeceğini gözler önüne seriyor. Ripple'in gösterdiği entegrasyon örneği, özellikle MiCA ve SEC standartlarıyla uyumlu bir yaklaşımın, geleneksel finansla köprü kurma potansiyeline sahip olduğunu kanıtlıyor. Özellikle Hidden Road'in satın alınması, kripto-native şirketlerin likidite sağlama yetkinin yanı sıra ara varlık piyasalarında da konum kazanma eğilimini gösteriyor. Ancak, izinli olmayan ağlardaki settlement-finality riski, regülasyonun hız kazandığı her ne kadar olsun, kurumsal yatırımcılar için hâlâ kritik bir engel olarak kalmaya devam edecek gibi görünüyor.