Haziran Bütçesinde 'Yanıltıcı' Fazla: Vergi Kaymaları ve Kamu Harcama Baskısı

Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın açıkladığı Haziran ayı verileri, merkezi yönetim bütçesinin 114,2 milyar TL fazla verdiğini ortaya koydu. Ancak rakamların derinliğine inildiğinde, bu pozitif görünümün yapısal bir iyileşmeden ziyade, takvim etkileri ve ithalat kalemlerindeki artışlardan kaynaklandığı görülüyor.
Vergi Tahsilatında 'Bayram' Kayması ve Gelir Sıçraması
Bütçe gelirleri, geçen yılın aynı dönemine göre %66 artarak 1 trilyon 509,6 milyar TL seviyesine ulaştı. Bu yükselişin temel motoru, gelir vergisi tahsilatlarındaki olağanüstü artış oldu.
İthalat Bağımlılığı ve KDV Denklemi
Bütçedeki fazlaye katkı sağlayan bir diğer kritik kalem ise ithalatta alınan KDV oldu. Sanayi üretiminin hammadde ihtiyacı, maliye hazinesine dolaylı bir destek sağladı.
Kamu Harcamalarında Enflasyon Üstü Seyir
Bütçe dengesi kağıt üzerinde olumlu görünse de, gider kalemlerindeki artış hızı mali disiplin açısından soru işaretleri yaratıyor. Özellikle mal ve hizmet alımları, genel ekonomik trendlerin üzerinde bir ivme sergiledi.
Bütçedeki 114,2 milyar TL'lik fazla, bir başarı hikayesi değil, bir takvim illüzyonudur. Gelir vergilerindeki sıçramanın bayram tatili kaynaklı olması ve KDV artışının ithalata (dolayısıyla dışa bağımlılığa) dayalı olması, maliye politikasının kırılganlığını kanıtlıyor. Asıl endişe verici olan, kamu mal ve hizmet alımlarının enflasyonu aşan artış hızıdır. Gerçek bir mali disiplin, takvim etkileri temizlendiğinde ortaya çıkacak olan net tablo ile ölçülmelidir; aksi takdirde bu tür geçici fazlalar, harcama iştahını artırarak bütçe açığını orta vadede derinleştirme riski taşır.