Borsa
ABD-İran Hattında Jeopolitik Risk Tavan Yaptı: Hürmüz Boğazı Ticareti Tehdit Altında
724FinanceKerem Tufan

Küresel finansal piyasalar, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) İran'a yönelik askeri operasyonları ikinci dalgaya taşımasıyla birlikte, son dönemlerin en sert jeopolitik risk şokuyla yüzleşti. Türkiye saatiyle 22.00 sularında başlayan ve ABD Başkanı Donald Trump'ın direktifiyle gerçekleştirilen yeni operasyon dalgası, küresel ticaretin en kritik damarlarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini hedef alan askeri kabiliyetlere odaklandı. Bu gelişme, emtia fiyatlarında volatiliteyi artırarak risk iştahını aniden baskılaması beklenen bir senaryoyu beraberinde getiriyor.
Washington'dan Kademeli ve Katı Mesaj
ABD ordusunun gün içinde gerçekleştirdiği operasyonlar, tek bir vuruştan ziyade kademeli bir baskı stratejisini işaret ediyor. CENTCOM tarafından yapılan resmi açıklamalara ve sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlara göre operasyonların zamanlaması ve hedefleri şu şekilde özetlenebilir:Enerji Arz Zinciri ve Ticaret Yollarında Darbe Riski
Hürmüz Boğazı, küresel petrol arzının önemli bir kısmının dünya piyasalarına ulaşması için geçiş zorunluluğu olan bir darboğaz olarak konumlanıyor. Bu bölgede yaşanacak her türlü askeri çatışma veya tansiyon, navlun fiyatlarını ve enerji maliyetlerini doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Piyasa aktörleri, boğazın kapanması veya geçişlerin riskli hale gelmesi durumunda ham petrol fiyatlarında sert yükselişler ve tedarik zincirlerinde aksamalar senaryolarını fiyatlamaya başladı bile.Risk Primlerinin Yeniden Fiyatlanması
Bu tür jeopolitik gerilmeler, gelişmekte olan piyasa para birimleri ve riskli varlıklar üzerinde satış baskısı yaratırken, güvenli liman talebini artırıyor. Yatırımcılar, bölgesel çatışmanın global ekonomiye yayılma ihtimaline karşı portföylerini korumaya yönelik hamlelere geçiş yapıyor. Merkez bankalarının enflasyonla mücadele sürerken böyle bir maliyet şokuyla karşılaşması, para politikalarının seyrini de belirsizleştiriyor.Jeopolitik risklerin bu denli somutlaşması, finansal piyasalarda sadece kısa vadeli bir dalgalanma yaratmayacak; aynı zamanda ticari kredi maliyetleri ve sigorta primleri üzerinden reel ekonomiye sirayet edecek bir yapısal baskı oluşturacak. Kerem Tufan olarak değerlendirdiğimde, Hürmüz Boğazı'ndaki bu tansiyonun enerji ithalatçıları için bir maliyet şoku, bankacılık sektörü için ise operasyonel risklerin yeniden fiyatlandığı bir dönemin habercisi olduğunu görüyorum. KOBİ'lerin özellikle girdi maliyetlerindeki artışı yönetmek için likiditelerini sıkı tutması gerekecek.