Türkiye-AB Ticaretinde Korumacılık Kıskacı: Brüksel Diplomasisi ve Gümrük Birliği Revizyonu
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki 233 milyar dolarlık devasa ticaret hacmini korumak ve Gümrük Birliği'ni modernize etmek amacıyla başlatılan Brüksel diplomasisi, küresel korumacılık dalgasının yükseldiği kritik bir dönemeçte bulunuyor. Ticaret Bakanlığı ve otomotiv sektörü temsilcilerinden oluşan üst düzey heyet, AB Komisyonu ve Avrupa Otomotiv Üreticileri Birliği (ACEA) gibi kilit aktörlerle stratejik temaslarda bulunuyor.
Otomotiv Sektörü ve Ticari Dengeler
Bilateral ticaretin omurgasını oluşturan otomotiv ve sanayi verileri, müzakerelerin neden bu kadar yüksek risk taşıdığını gözler önüne seriyor. Mevcut ekonomik tablo şu verilerle şekilleniyor:
Korumacılık Rüzgarları ve Sanayi Kalkanları
Küresel ticaretin yeni normları olan ABD'deki yeni ticaret politikaları ve AB'nin Sanayi Hızlandırma Yasası ile Made in EU projeleri, Türkiye'nin ihracat rotalarını ve yatırım çekme kapasitesini doğrudan tehdit ediyor. Bakan Bolat, 30 yıllık Gümrük Birliği ilişkisinin modernizasyonu için duyulan ihtiyacı vurgularken, üye ülkeler arasındaki direncin aşılması gerektiğini belirtti.
Küresel ticaretin "kapanmacı" bir evreye girmesi, Türkiye için Gümrük Birliği modernizasyonunu bir seçenekten ziyade stratejik bir zorunluluk haline getiriyor. Özellikle Uzak Doğu menşeli düşük maliyetli ithalat baskısı ve AB'nin sanayi koruma kalkanları, Türkiye'nin ihracat rekabetçiliğini ve makro-ekonomik dengelerini doğrudan etkileyecek en kritik değişkenlerdir.