TCMB Başkanı Karahan'ın Suriye Ziyareti: Karşılıklı Mevduat Hesapları ve Bölgesel Finansal İşbirliğinin Yeni Dönemi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Suriye başkenti Şam’da yürüttüğü diplomatik turla iki ülkenin para politikası arasındaki işbirliğini somut bir zemine oturttu.
Suriye Ziyaretinin Stratejik Çerçevesi
Karahan, Şam Büyükelçiliği’nde Büyükelçi Nuh Yılmaz ve Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile bir dizi görüşme gerçekleştirerek, bölgesel istikrar ve ekonomik entegrasyon temasını ön plana çıkardı. Ziyaretin temel amacı, Türkiye‑Suriye arasındaki finansal köprüleri güçlendirmek ve mevcut jeopolitik gerilimlerin ekonomik etkilerini hafifletmekti.
Karşılıklı Mevduat Hesapları: Operasyonel Detaylar
TCMB ve Suriye Merkez Bankası başkanı Muhammed Safvet Raslan arasında imzalanan mutabakat, iki merkez bankasının karşılıklı mevduat hesapları açmasını öngörüyor. Bu hesaplar, sınır ötesi para transferlerini daha hızlı, düşük maliyetli ve şeffaf bir hâle getirecek; aynı zamanda yabancı döviz rezervlerinin bölgesel düzeyde kullanılabilirliğini artıracak.
Finansal Altyapı ve Teknik Destek Anlaşması
Taraflar, teknik ve kurumsal işbirliğinin derinleştirilmesi, Suriye Merkez Bankası’na teknik destek sağlanması ve ortak ödeme sistemlerinin entegrasyonu konusunda da mutabakata vardılar. Bu çerçevede, para politikası veri paylaşımı ve risk yönetiminde standartlaşma hedefleniyor.
Bölgesel Ticaret ve Turizm Projelerinin Finansmanı
Karahan, Şam’da Kasiyun Turu turizm projesi hakkında bilgi alarak, bölgesel turizm akışının finansal altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Yeni mevduat hesapları, ticari kredilerin ve projeye özgü tahvil ihracatının teminatı olarak kullanılabilecek.
Uzman Analizi (Hakan Çelik): Türkiye‑Suriye arasındaki bu finansal köprünün kurulması, bölgesel likidite yönetiminde kritik bir adım olarak görülmeli. Karşılıklı mevduat hesapları, sadece para transferlerini kolaylaştırmakla kalmayıp, aynı zamanda iki ülkenin döviz rezervlerini daha etkin bir biçimde kullanmalarını mümkün kılacak. Ancak, Suriye ekonomisinin mevcut kırılganlığı ve dış politikadaki belirsizlikler, bu işbirliğinin sürdürülebilirliğini sınırlandırabilir. Türkiye’nin, teknik destek ve kapasite geliştirme kapsamında sağladığı avantajları, uzun vadeli stratejik bir çerçeveye oturtması, bölgesel finansal istikrarın anahtarı olacaktır.