Maliye Yol Ayrımında: 1 Ekim’de Akaryakıta Yüzde 16’lık ÖTV Şoku Kapıda

Türkiye’de enflasyonla mücadelenin ve bütçe dengelerinin en kritik ayaklarından birini oluşturan akaryakıtta eşel mobil sisteminin sonuna yaklaşılırken, ekonomi yönetimi ciddi bir fiyat şoku riskiyle karşı karşıya. Jeopolitik gerilimlerin gölgesinde yapılan iyimser bütçe hesapları, küresel petrol piyasalarındaki oynaklık ve Donald Trump faktörünün yarattığı belirsizlikler nedeniyle sapma gösteriyor. 1 Ekim itibarıyla yürürlükten kalkması planlanan eşel mobil sistemi, pompaya yansıtılmayan milyarlarca liralık ÖTV yükünü doğrudan tüketiciye devretme riski taşıyor.
Maliye’nin İyimser Savaş Senaryosu Neden Çöktü?
Savaşın patlak vermesinin ardından akaryakıt fiyatlarındaki dalgalanmayı absorbe etmek amacıyla devreye alınan eşel mobil sistemi, bugüne kadar pompa fiyatlarındaki artışı sınırlı tutmayı başardı. Ancak sistemin kurgulanma aşamasında yapılan "savaşın kısa sürede sona ereceği" varsayımı, küresel siyasi dinamiklerin sertleşmesiyle geçerliliğini yitirdi.
Mart-Haziran döneminde zamların %75'i ÖTV'den karşılanırken, Temmuz ayında bu oran %50'ye çekildi. Ağustos ve Eylül aylarında ise zammın yalnızca %25'inin ÖTV'den karşılanıp, %75'inin pompaya yansıtılacak olması, tüketici üzerindeki baskıyı şimdiden artırıyor. Üstelik bu dönemde yaşanan küresel petrol indirimleri doğrudan ÖTV'yi fonlamak için bütçeye aktarıldığından, tüketiciye doğrudan bir indirim olarak yansımıyor.
1 Ekim Miladı: Benzin ve Motorinde Çift Haneli Zam Kıskacı
Eğer 30 Eylül tarihine kadar küresel petrol fiyatlarında olağanüstü bir düşüş yaşanmazsa, 1 Ekim sabahı eşel mobil sisteminin sona ermesiyle birlikte ÖTV oranları yasal seviyeye çekilecek. Bu durum, akaryakıt fiyatlarında tek gecede şu dramatik değişimlere yol açacak:
Çıkış Formülü: Ya Küresel Ucuzluk Ya da Zorunlu Süre Uzatımı
Ekonomi yönetiminin, enflasyonun baz etkisiyle düşüş trendine girdiği bir dönemde tek bir günde %16'ya varan bir akaryakıt zammını göze alması rasyonel görünmüyor. Bu durumda masada iki senaryo kalıyor: İlki, ham petrol fiyatlarının hızla gerileyerek ÖTV açığını kendiliğinden kapatması. İkincisi ve en güçlü ihtimal ise, Cumhurbaşkanlığı kararıyla eşel mobil uygulamasının süresinin Ekim ayından sonraya uzatılması.
Akaryakıt fiyatlarındaki bu olası şok, sadece bireysel tüketiciyi değil, lojistik ve ağır sanayi sektörlerini doğrudan vuracak bir maliyet sarmalı yaratıyor. Otomotiv endüstrisi açısından bakıldığında, motorin fiyatlarının 90 TL sınırına dayanması, ticari araç filolarının işletme maliyetlerini sürdürülemez seviyelere getirecektir. Bu durum, lojistik sektöründe kaçınılmaz bir tarife artışına yol açarak genel enflasyonu tetikleyecektir. Diğer yandan, geleneksel içten yanmalı motorlu hafif ticari araçlardan elektrikli (EV) ve alternatif yakıtlı filo çözümlerine geçiş eğiliminin bu maliyet baskısıyla çok daha agresif bir ivme kazanacağını öngörüyorum. Üreticilerin ve distribütörlerin, ticari elektrikli araç tedarik zincirlerini bu yeni maliyet realitesine göre hızla yeniden yapılandırması gerekecektir.