ABD'ye 132 Milyar Dolarlık Sermaye Selçesi: Küresel Fonların Güvenli Liman Hamlesi

Küresel finansal piyasalarda risk iştahının belirlenmesinde kilit bir gösterge olan sermaye akımları, mayıs ayında ABD ekonomisinin dayanıklılığına olan inancın sinyalini verdi. Yabancı yatırımcılar, resesyon endişelerine ve küresel enflasyonist baskılara rağmen, ABD menkul kıymetlerine yönelerek 132 milyar dolarlık net alım gerçekleştirdi.
ABD Tahvillerinin Cezbedici Gücü
Veriler, uluslararası fonların özellikle hazine bonoları ve tahvillerine yoğun ilgi gösterdiğini ortaya koyuyor. Bu hareket, küresel belirsizlik ortamında "güvenli liman" algısının hala geçerli olduğunu kanıtlarken, aynı zamanda ABD faizlerinin diğer gelişmiş ekonomilere göre daha cazip olduğu gerçeğini de yüzeye çıkarıyor.
Sermaye Hareketlerinin Kredi Piyasalarına Yansıması
Sermayenin ABD gibi güçlü bir merkeze toplanması, gelişmekte olan piyasalar (GOÜ) için önemli bir risk faktörü oluşturabilir. Dolar varlıklarına olan talep arttığında, GOÜ para birimleri üzerinde değer kaybı baskısı oluşur ve bu durum, yerel bankaların dış kaynak maliyetlerini yukarı çeker.
Küresel sermayenin ABD tahvillerine bu denli büyük bir ağırlık vermesi, merkez bankalarının likidite politikalarının etkinliğini sınırlayabilir. Bir bankacı olarak görüyorum ki; bu sermaye girişi, ABD bankacılık sisteminin kredi arzını genişletirken, bizim gibi cari açık veren ekonomilerde kredi maliyetlerinin yükselmesine ve makroihtiyati tedbirlerin sıkılaştırılmasına zemin hazırlıyor. Yabancı sermaye sıcak para olarak değil, istikrarlı bir fonlama kaynağı olarak kaldığı sürece sürdürülebilir, ancak yön değişimi anlıksal olarak yakından takip edilmeli.